26 Şubat 2026
DuyurularYazarlar

SCABİES

Toplu yaşam yerlerinin, yoksulluğun, pandeminin ve doğal felaketlerin olduğu ve başladığı dönemlerde scabies gibi bulaşıcı rahatsızlıkların de baş göstereceği veya hortlayacağı gerçeği gözden çok uzak da tutulmamalıdır!  Hele hele doğanın artık çığlık atarcasına insanoğlunu uyardığı şu dönemlerde.

Sarcoptes scabiei denen dişi akarın sebep olduğu ve hayat döngüsünü sadece insan derisinde tamamlayan bu hastalık hiç de hafife alınmamalıdır. Öncelikle bulaşıcı ve insan derisinin nispeten ince ve sıcak olan yerlerini konak olarak seçiyor. Yani kulak arkası, koltuk altı, genital bölge, kollar ve bacaklar öncelikli.

İnatçı ve direnç kazanan bir rahatsızlık olduğu için de tedavisi uzun ve meşakkatli olabiliyor maalesef, üstelik çabuk bulaşabiliyor. Tedavide kullandığımız ajanlar çeşitlilik ve toksisite değerleri olduğu için de hasta profili son derece önem arz etmektedir.

Örneğin bir bebek veya laktasyon dönemindeki bir kadın ile yetişkin bir hasta için hazırlayacağımız ilaç aynı olmayabilir. Yine geriatri hastasının cilt yapısı oldukça hassas olduğu için bu durumu göz önünde bulundurarak hazırlamamız gerekiyor ilacı. İşte tam da bu noktada majistralin önemini vurgulayabilir ve daha iyi anlayabiliriz. Majistral ilaç kişiye özgü hazırlandığı için hasta uyuncu ve başarı oranı daha yüksek olmaktadır. Bu gerçeği pandemiyle beraber geçtiğimiz son 3-4 yıl içerisinde bir kez daha ve daha güçlü bir şekilde gördük. Üstelik bu sorun sadece ülkemizi değil tüm dünyayı tehdit etmektedir. Şayet insanlık aklını başına alıp; hızlı ve bilinçsiz çoğalma, mevcut kaynakları bilinçsizce kullanma, küresel ısınma gibi sorunlara çözüp bulmazsa eğer bu problemler daha da büyüyüp katlanarak önümüze gelecektir. Her şeyden önemlisi doğaya saygı duymalıyız, mevcut kaynaklar sadece bize ait değil, bizimle birlikte hayvanlar ve bitkiler ve diğer canlılar bu doğanın bir parçası ve birlikte yaşamayı öğrenmeliyiz. Mevcut kaynakları geri dönüşümü olacak şekilde kullanmalıyız. Bu bahsettiğim her şey gerçekten birbiriyle bağlantılı.

Gelelim bu hastalığın tedavisine; Kür tedavisi uygulanır.

  • Her kür 3 gün üst tüm vücuda aynı saatte sürüp,  4. gün banyo yapmayı gerektirir
  • Maksimum 3 kür uygulanabilir. (2. Ve 3. küre gerek olup olmadığına doktor veya eczacı karar verir, ilk kürde genelde vücudun  % 70-80 oranında temizlenmesini bekleriz.) kalan yumurtaların kuluçka süresi göz önünde bulundurularak diğer kürler takip edilebilir.
  • Kürler arasına 4-5 gün ara verilip bu süre zarfında vücut nemlendirilmelidir.
  • Tedaviye başlamadan önce banyoda hafif bir kese yaptırmakta fayda var sonrasında ilaca başlanır.
  • İşlem kulak arakasından başlanıp aşağıya doğru tüm vücuda ince bir şekilde sürülmelidir. Mukozaya ve saçlı deriye sürülmez. Saçlı deriye daha çok katran veya kükürt içeren sabunlar veya losyon şeklindeki ürünler tercih edilir.
  • Tedavi süresince 3 gün boyunca elbiselerin değiştirilmemesi 4. gün banyodan sonra bu elbiselerin büyük, siyah ve ağzı sıkıca kapalı bir poşette ayrı, uzakta tutulmalı ve 72 saat boyunca da açılmamalıdır.
  • Unutulmamalıdır ki başarılı bir tedavinin sonucunda bile kaşıntılar bir aya kadar giderek azalacak bir şekilde devam edebilir. Bu durum majistral ilaçla öldürdüğümüz veya uzaklaştırdığımız mikroorganizmaların artıkları ve yumurtalarından kaynaklanmaktadır.
  • Bununla beraber evdeki ortamlarda da; evi havalandırmak, çamaşırları yüksek sıcaklıklarda yıkamak(70 C ve üstü), yine gerekiyorsa çamaşırları ütülemek, gerekirse akar spreyi kullanmak, kişisel eşyaları ortak kullanmamak gibi tedbirler alınabilir. Bu hastalığın tedavisinde hastanın tedaviye harfiyen uyması, işbirliği ve uyuncu son derece önemlidir.

Scabies de kişisel bakım ve temizlik çok önemlidir, bulaşıcı bir rahatsızlık olduğu için teşhis konduğunda ev halkının tamamının tedbir alması önemlidir. 

Bu rahatsızlık yüzünden bireylerin ciddi kaşıntılar yaşayabilir buna bağlı olarak uyku kaliteleri düşebiliyor ve yine buna bağlı olarak mesleki, iş performansları düşebilmektedir. Tüm bunlara bağlı olarak depresyon, toplumsak soyutlama ve sosyal izolasyon görülebilmektedir.

 Unutulmamalıdır ki bu canlı sadece insan cildinde yaşayabiliyor dolayısıyla da uygun tedavi ile baş edilebilir.

Not: Süreç ilk başladığında majistral reçetelerimizin içerikleri nispeten oranlar daha az, içerik daha basitti ama pandemiyle beraber daha farklı ajanlara ve daha yüksek oranlara geçildi. Örneğin reçetelerde kullandığımız kükürt oranları yüzde 10 civarındayken, bugün için yüzde 20 hatta yüzde 25 oranındaki reçeteleri önümüzde görür olduk. Bu dönem itibarıyla yeni ajanlara geçildi. Bu kış benzil benzoat içeren reçete örnekleri fazlaca çıkmaya başladı. Bu da demek oluyor ki mevcut mikroorganizma direnç kazanmaya devam ediyor. Yani bir süre sonra (ki tahminim bu süre 3-4 yıl olabilir, belki daha kısa) benzil benzoat içeren reçeteler de yetersiz gelecektir. Kim bilir belki de ivermectin içeren reçetelere geçilir.

ECZ.Eyyüp BÜR

@eczeyyüpbür

Bir Cevap Yazın

Eczacı Bilgi Paylaşım ve Dayanışma Derneği sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin